Hayvanlara gereksiz yere zarar vermenin ya da onları öldürmenin yanlış olduğunu düşünüyor musunuz?

Bu siteye geldiğinize göre bunun cevabı evet olmalı. Hatta şimdiden “gereksiz yere ne demek, hayvanlara zarar vermenin, hayvanları öldürmenin gereklisi mi olurmuş?” diye sorduğunuzu tahmin edebiliyoruz. 

Pek çoğumuz böyle düşünürüz. Bir çoğumuz, gazetelerde keyfi olarak kedileri öldürenlerin haberlerini okuduğumuzda ya da sokakta dolaşan bir köpeğe tekme atan birini gördüğümüzde tepki duyarız. Bu davranışta yanlış olan bir şeylerin olduğunu düşünürüz. Bu yanlış nedir? 

Bu yanlış, sadece bunu yapmaktan ya da bunun sonuçlarından zevk aldığımız için acı çekebilen, kendi yaşamının bilincinde olan bir varlığa zarar vermektir. Bir hayvana, bir kişi gibi değil, kendi amaçlarımız için kullanabileceğimiz bir eşya gibi davranmaktır. Oysa bir kediye baktığımızda, gördüğümüzün bize geri bakan bir kişi olduğunu biliriz. Karşımızda sadece bir biyolojik yapı ya da hareket eden bir makine yoktur, kendine ait bir yaşamı olan ve bu yaşamı sürdürmek için mücadele veren bir varlık vardır, yani hissedebilen bir varlık. Hayvanlar, birer eşya değil, birer kişidir.

İşte bu yüzden keyif için hayvanlara zarar vermeyi yanlış buluruz.

Şimdi başka bir davranışımıza yakından bakalım.

Pek çoğumuz çocukluğumuzdan beri yemek sofralarımızda hayvan bedenlerini ve hayvan bedeni salgılarını görmeye alışkınızdır. Bu hayvan bedeni parçalarının ya da salgılarının bir hayvandan geldiğini biliriz. Dahası, bize yemek olarak sunulan bu hayvan bedeni parçalarının ve salgılarının elde edilebilmesi için bir hayvanın eşya muamelesi gördüğünü veya öldürüldüğünü tahmin etmek çok da zor değildir.