Müslüman biri vegan olabilir mi?

Kısa yanıtımız: Evet.

Müslümanlık ve veganlık birbirini dışlayan kimlikler değildir. Dünyanın farklı yerlerinde dinî inançlarını sürdürürken hayvanları kullanmamayı ve hayvansal ürün tüketmemeyi tercih eden Müslümanlar bulunmaktadır.

Vegan olmak caiz midir? Hayvan kullanımı dinî bir zorunluluk mudur?

Kur’an’da bazı hayvanların etlerinin yenmesine ve hayvanlardan belirli biçimlerde yararlanılmasına izin veren ifadeler bulunur. Ancak bir şeye izin verilmesi, onun her Müslümanın yerine getirmesi gereken bir zorunluluk olduğu anlamına gelmez.

Kur’an’da bütün Müslümanların düzenli olarak et veya başka hayvansal ürünler tüketmesini emreden genel bir hüküm bulunmaz. Dolayısıyla bir Müslümanın et, süt, yumurta veya diğer hayvansal ürünleri tüketmemeyi seçmesi, tek başına inancıyla çeliştiği anlamına gelmez.

Kuran’da hayvan kullanımına yönelik ifadeler evrensel bir zorunluluk (farz) değil, tarihsel ve durumsal bağlamda verilmiş izinlerdir. Vegan müslümanlar, geçmişte motorlu araçların veya gelişmiş tarım sistemlerinin yokluğunda hayvanlardan faydalanılmasını, dönemin kaçınılmaz bir gerçeği olarak kabul ederler.

Dinî kaynaklarda bir uygulamaya izin verilmiş olması, onun her çağda sürdürülmesi gereken değişmez bir ideal olduğu anlamına gelmez. Jonathan A. C. Brown, Slavery and Islam adlı kitabında, köleliğe yönelik günümüzdeki ahlaki reddin, köleliği ekonomik açıdan gereksiz hâle getiren tarihsel dönüşümlerle ve bunların ardından oluşan küresel kölelik karşıtı mutabakatla bağlantılı olduğunu savunur. Brown’a göre İslam hukukunun özgürleşmeyi teşvik eden yönelimi ve zararı önleme ilkesi de günümüz koşullarında kölelik kurumunun bütünüyle kaldırılmasını destekler. Bu tartışma, tarihsel bir izin ile dinî zorunluluk arasındaki önemli ayrımı gösterir.

Bunun bir benzeri, İslam’ın erken dönemlerinde yaygın bir pratik olan köleliğe verilen iznin günümüzde insan hakları ihlali olarak görülüp terk edilmesidir. Benzer biçimde, bitkisel alternatiflerin erişilebilir olduğu modern çağda hayvansal ürün tüketiminin de evrensel bir mecburiyet değildir. Bu nedenle vegan olmak tamamen caizdir ve inançla bir çelişki barındırmaz.

İslam’da bazı hayvansal ürünlerin tüketilmesine izin verilmesi ile bir Müslümanın bunları tüketmek zorunda olması aynı şey değildir.

İzin verilmesi ≠ zorunlu olması

Bir davranışın dinen yapılabilir kabul edilmesi, herkesin o davranışı yapması gerektiği anlamına gelmez.

Müslüman veganlar var mı?

Evet. Dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan çok sayıda Müslüman vegan bulunuyor. The Vegan Muslim Initiative gibi oluşumlar da İslam, hayvanlara yönelik sorumluluklar ve veganlık arasındaki ilişki üzerine içerikler üretmiş ve Müslüman veganların bir araya gelebileceği topluluklar oluşturmuştur.

Türkiye’de de dinî inancını sürdürürken vegan olan ve hayvan hakları alanında çalışan kişiler bulunuyor. Ramazan aylarında düzenlenen vegan iftarlar, Müslüman ve gayrimüslim katılımcıları tamamen bitkisel sofralarda bir araya getirerek veganlık, adalet ve hayvanlara yönelik sorumluluklar üzerine konuşma alanı açıyor.

Bütün bunlar, “Müslüman” ve “vegan” kimliklerinin pratikte de bir arada bulunabildiğini gösteriyor.

İslam düşüncesinde hayvanlar yalnızca insanlar için birer kaynak olarak mı görülür?

İslam düşüncesinde hayvanların konumu hakkında tek bir yorum bulunmuyor. Bununla birlikte Kur’an’da hayvanları yalnızca insanların kullanımına sunulmuş nesneler olarak görmeyi zorlaştıran ifadeler de yer alıyor.

En‘âm suresinin 38. ayetinde yeryüzünde yürüyen hayvanların ve uçan kuşların “sizin gibi topluluklar” olduğu belirtilir:

“Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve gökyüzünde iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi sizin gibi topluluklardır.”

Al-Hafız Basheer Ahmad Masri, İslam’da hayvanlara yönelik sorumluluklar üzerine yaptığı çalışmalarda bu ayete özellikle dikkat çeker. Masri’ye göre hayvanların birer topluluk olarak tanımlanması, onları yalnızca insanlara fayda sağlayan kaynaklar olarak değil, kendilerine özgü yaşamları bulunan varlıklar olarak düşünmeyi gerektirir.

Nadeem Haque ve Masri de hayvanların yalnızca tarımsal ürünler veya ticari metalar gibi görülemeyeceğini; İslami kaynaklarda yaşayan topluluklar ve Allah’ın yarattığı varlıklar olarak ele alındıklarını savunur. İslam araştırmacısı Sarra Tlili ise Animals in the Qur’an adlı çalışmasında Kur’an’daki hayvan tasvirlerinin insan merkezli olmayan yorumlara da olanak verdiğini gösterir.

Bu çalışmalar veganlığın İslam’ın zorunlu bir hükmü olduğunu ileri sürmez. Ancak hayvanların yalnızca insan kullanımı için yaratıldığı yönündeki basit ve tek yönlü bir okumanın da İslam düşüncesindeki bütün yaklaşımları temsil etmediğini gösterir.

Peki ya kurban ibadeti?

Kurban sözcüğü, Arapçada “yakın olmak” ve “yaklaşmak” anlamları taşıyan q-r-b kökünden gelir. Dinî kullanımda Allah’a yakınlaşmaya vesile olan sunuyu veya fedakârlığı ifade eder; kelimenin asli anlamı doğrudan “kesilen hayvan” değildir. Türkçede “kurban kesmek” yerleşik bir ifade olsa da bu kullanım, kurban kavramını hayvanın kesilmesine indirgeme riski taşır. Daha açık bir ifadeyle burada söz konusu olan, kurban ibadeti kapsamında bir hayvanın kesilmesidir.

Hac suresinin 37. ayetinde şöyle denir:

“Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat O’na sizin takvanız ulaşır”

Ayet, ibadetin anlamını et ve kan üzerinden değil, kişinin niyeti ve Allah’a karşı sorumluluk bilinci üzerinden kurar. Kurban, dört büyük fıkıh mezhebinin hiçbirinde farz kabul edilmez; Hanefî mezhebindeki yaygın görüşe göre vacip, Şafiî, Malikî ve Hanbelî mezheplerine göre ise müekked sünnettir.

Bazı Müslüman veganlar ve çağdaş yorumcular, günümüzde anonim bir hayvanın satın alındığı ve kesimin başkasına devredildiği uygulamaların kurbanın yakınlaşma ve fedakârlık anlamından uzaklaşabildiğini savunur. Onlara göre fedakârlık fikri, bir hayvanın yaşamı yerine kişinin servetinden, konforundan veya egosundan adalet uğruna vazgeçmesi üzerinden yeniden düşünülebilir.

Veganlık dinî bir kimlik midir?

Hayır. Veganlık bir din, ibadet biçimi veya inanç sistemi değildir.

Veganlık; hissedebilir hayvanların insanların malı, kaynağı veya kullanım aracı olarak görülmesine karşı çıkan etik bir konumdur. Bu nedenle vegan olmak belirli bir dine inanmayı, dinsiz olmayı, belirli bir eğitim düzeyine sahip olmayı veya belirli bir toplumsal çevrede yaşamayı gerektirmez.

Müslüman, Hristiyan, Yahudi, başka bir inanca sahip veya herhangi bir dinî inancı bulunmayan kişiler vegan olabilir. İnsanlar veganlığı kendi dünya görüşleriyle farklı biçimlerde ilişkilendirebilir; veganlığın temelindeki hayvanları kullanmama ilkesi ise belirli bir dinî kimliğe bağlı değildir.

Kısacası

İslam’da bazı hayvansal ürünlerin tüketilmesine izin verilmesi, bunların tüketilmesinin her Müslüman için zorunlu olduğu anlamına gelmez.

Müslüman veganlar, hayvanlara yönelik merhamet, adalet ve sorumluluk anlayışlarının kendilerini hayvan kullanımından uzaklaşmaya yönelttiğini ifade eder. Bu yorum İslam içindeki tek yaklaşım olmayabilir; ancak Müslümanlıkla veganlığın zorunlu olarak çeliştiği iddiasını da geçersiz kılar.

Bu sayfa bir fetva değildir.
Burada İslam adına bağlayıcı hükümler vermiyor; Kur’an’daki ilgili ifadeleri, Müslüman düşünürlerin yaklaşımlarını ve Müslüman veganların kendi inançlarıyla veganlık arasında nasıl bir ilişki kurduklarını aktarıyoruz. Kişisel bir dinî hükme ihtiyaç duyuyorsanız güvendiğiniz bir ilahiyatçıya veya dinî danışmana başvurabilirsiniz.

Şunu da merak ediyor olabilirsiniz:

Bilgimizi test ediyoruz

Her soru için doğru olduğunu düşündüğünüz seçeneğe dokunun.

1. Soru

En‘âm suresinin 38. ayetinde hayvanlar nasıl tanımlanır?

Doğru yanıt: B

En‘âm suresinin 38. ayetinde yeryüzünde yürüyen hayvanların ve uçan kuşların “sizin gibi topluluklar” olduğu belirtilir.

2. Soru

En‘âm suresinin 38. ayetindeki “sizin gibi topluluklar” ifadesi, Al-Hafız Masri tarafından nasıl yorumlanır?

Doğru yanıt: C

Masri bu ifadeyi, hayvanların yalnızca insanlara yarar sağlayan kaynaklar değil, kendilerine özgü yaşamları bulunan varlıklar olduğuna dikkat çeken bir anlatım olarak yorumlar.

3. Soru

Dört büyük Sünni fıkıh mezhebine göre Kurban Bayramı’nda hayvan kurban etmek farz mıdır?

Doğru yanıt: C

Kurban, dört büyük Sünni fıkıh mezhebinin hiçbirinde farz kabul edilmez. Hanefî mezhebindeki yaygın görüşe göre vacip; Şafiî, Malikî ve Hanbelî mezheplerine göre ise müekked sünnettir.