FİKİRLER · EKOLOJİ · 3/3

PALM YAĞI · SOYA · BADEM · AVOKADO

Bitkisel üretime yönelik çevre itirazları

Bitkisel bir ürünün üretimi de orman kaybına, su baskısına veya hayvanların zarar görmesine yol açabilir. Bu sorunları veganlığı savunmak adına görmezden gelmemeliyiz. Yapmamız gereken, doğru soruları sorup üretimi değiştirmeyi savunmaktır; bu sorunları hayvan kullanımını haklı çıkarmak için kullanmak değildir.

Bu sayfada
  1. Bir ürün hakkındaki iddiayı nasıl inceleyebiliriz?
  2. Palm yağı: sorun nedir, neyi gözden kaçırmamalıyız?
  3. Soya ormansızlaşmaya yol açıyorsa tofu da sorun mu?
  4. Badem sütünü diğer sütlerle karşılaştırınca ne görüyoruz?
  5. Badem ve avokadonun su kullanımı
  6. İthal ürünler, yerellik ve mevsim
  7. Bitkisel tarımda da hayvanlar ölmüyor mu?
  8. Üretimi değiştirmek için ne talep edebiliriz?
  9. Kısa yanıtlar

Bir ürün hakkındaki iddiayı nasıl inceleyebiliriz?

Ürünün adından üretim zincirine

  1. Sorun tam olarak ne?

    Karbon salımı, sulama, orman kaybı, hayvanların öldürülmesi veya emek sömürüsü aynı iddia değildir.

  2. Nerede ve nasıl üretilmiş?

    Aynı ürün farklı havzalarda, farklı sulama ve tedarik koşullarında üretilebilir.

  3. Gerçek alternatif ne?

    Sorunlu bir bitkisel ürünün yerine başka bir bitkisel seçenek bulunabilir. Seçenekleri yalnızca bu ürün ile hayvan kullanımı arasında kurmayın.

Bir kilo kuruyemişi bir litre içecekle veya bir porsiyon bakliyatı bir kilo ürünle karşılaştırmak yanıltabilir. Ürün miktarı, besleyici işlev ve araştırmanın sınırları açık olmalıdır. Özellikle “bir adet için şu kadar litre su” gibi rakamları bölge ve yöntem bilgisinden koparmayın.

Kaynaklar: Fulton ve arkadaşları · IUCN

↑ Yukarı dön

Palm yağı: sorun nedir, neyi gözden kaçırmamalıyız?

Palm yağı bitkiseldir; bir ürünün palm yağı içermesi tek başına o ürünü vegan olmaktan çıkarmaz. Vegan olmak için palm yağı içermeyen ürünler seçmek zorunda değiliz. Gıdalarda, kozmetiklerde ve temizlik ürünlerinde kullanılan bu yağla ilgili çevre tartışması, üretim için doğal yaşam alanlarının yok edilmesiyle ilgilidir.

Palmiyelikler için tropikal ormanların ve başka doğal alanların dönüştürülmesi, orada yaşayan hayvanların yaşam alanlarını yok edebilir. Orangutanlar bu sorunun bilinen örneklerinden biridir; fakat yalnızca tanınan veya sevimli bulunan türler söz konusu değildir. Oradaki diğer hayvanların yaşamları da önemlidir.

Öte yandan yağ palmiyesi, birim araziden yüksek miktarda yağ sağlar. IUCN, aynı yağ talebinin daha düşük verimli başka bitkilere kaydırılmasının daha fazla arazi gerektirebileceğine dikkat çeker. Dolayısıyla yalnızca “palm içermez” etiketi, yerine kullanılan yağın her açıdan daha düşük etkili olduğunu kanıtlamaz. Bu tespit ormansızlaşmayı mazur göstermez; alternatifin de incelenmesini gerektirir.

Bir sertifika veya “doğaya dost” sözü tek başına bütün sorunların çözüldüğü garantisi değildir. Şeffaflık isteyebilir, erişebildiğimiz bitkisel seçenekleri değerlendirebilir ve doğal alanların dönüşümüne karşı talepleri destekleyebiliriz. Hayvan kullanımını reddetmekle palm üretiminin sorunlarını sorgulamak birbiriyle çelişmez.

Kaynaklar: IUCN · IUCN

↑ Yukarı dön

Soya ormansızlaşmaya yol açıyorsa tofu da sorun mu?

Soya üretimi için doğal alanların dönüştürülmesi gerçek bir sorundur. Fakat bu üretimi tofu ve soya sütü talebiyle özdeşleştirmek, soyanın büyük bölümünün nereye gittiğini gözden kaçırır.

Dünyada soya nerede kullanılıyor?

Ağırlığa göre yaklaşık paylar · 2018–2019 dönemi için derlenen tahminler

  • %75 · Hayvan yemiKüspe ve doğrudan verilen soya dahil.
  • %20 · İnsan gıdasıSoya yağı, tofu, soya sütü ve diğer gıdalar.
  • %5 · Biyoyakıt ve diğer sanayiBu dilimin tamamı biyoyakıt değildir.

Kaynak: FCRN/TABLE, USDA verileri ve kullanım tahminleri. Yuvarlanmış yaklaşık dağılım; 2026 oranları değildir.

Yaklaşık dörtte üçlük bölüm, hayvan kullanımına dayalı üretimde yem olur. İnsan gıdasına ayrılan yaklaşık beşte birlik bölümün çoğu ise soya yağıdır. Tofu, soya sütü, tempeh gibi doğrudan soya gıdaları bütün üretimin yaklaşık %6–7’sini oluşturur; bunlar grafikteki %20’lik dilimin içindedir, ayrıca eklenmez.

Soya işlendiğinde aynı tanelerden hem yağ hem de protein bakımından zengin küspe elde edilir. Küspe değersiz bir atık değildir; yem olarak satılması üretimin ekonomik nedenlerinden biridir. Bu yüzden kullanım paylarını, üretimin yalnızca tek bir ürün yüzünden gerçekleştiği veya çevresel yükün aynı yüzdelerle paylaştırıldığı şeklinde okuyamayız.

Grafiğin gösterdiği açık nokta şudur: soya üretiminin sorunlarını veganların tofu tüketimine yüklemek doğru değildir. Üretimin nerede ve nasıl yapıldığını sorgulamak ve doğal yaşam alanlarının yok edilmesine karşı çıkmak yine gereklidir. Soya ve diğer gıdalar rehberimizi de inceleyin.

Kaynak: FCRN/TABLE — Soya kullanım alanları

↑ Yukarı dön

Badem sütünü diğer sütlerle karşılaştırınca ne görüyoruz?

Badem üretiminin su ihtiyacı yüksek olabilir. Fakat “badem sütü çok su kullanıyor” demek, hayvan sütünden daha çok su kullandığını göstermez. Aynı miktarda ürünü aynı ölçütle karşılaştıralım.

1 litre ürün için ne kadar tatlı su kullanılıyor?

Küresel ortalamalar · litre su / litre ürün

İnek sütü628 L
Badem sütü371 L
Pirinç sütü270 L
Yulaf sütü48 L
Soya sütü28 L

Poore ve Nemecek (2018); Our World in Data veri derlemesi. Değerler tam litreye yuvarlanmıştır. Ölçek sıfırdan başlar.

Bu karşılaştırmada badem sütü, yulaf ve soya sütünden daha fazla; inek sütünden ise daha az tatlı su kullanımıyla ilişkilidir. Badem sütü kullanmak istemediğinizde başka bitkisel sütleri değerlendirebilirsiniz. Hayvan kullanımına dönmek, su sorununu çözen bir seçenek olarak sunulamaz.

Bu litreler neyi gösteriyor?

Bu rakamlar içeceğin içine eklenen suyu değil, üretim zinciri boyunca kullanılan tatlı suyu karşılaştırır. Yağmur suyunu da toplayan başka “su ayak izi” hesaplarıyla aynı ölçü değildir. Suyun kıt olduğu bir bölgede çekilmesiyle suyun bol olduğu bir yerde kullanılması aynı etkiyi yaratmayabilir; grafik bölgesel su kıtlığını ayrıca ağırlıklandırmaz.

Bunlar küresel ortalamalardır; her marka, tarif veya Türkiye’deki üretim için birebir sonuç vermez. Bir litre ürün üzerinden karşılaştırma da ürünlerin aynı besin içeriğine sahip olduğunu söylemez. Burada yanıtladığımız soru yalnızca su kullanımıdır.

Kaynak: Poore ve Nemecek / Our World in Data

↑ Yukarı dön

Badem ve avokadonun su kullanımı

Badem çok su tüketiyor mu?

Özellikle sulamaya dayalı badem üretimi su baskısı yaratabilir. Kaliforniya üzerine bir araştırma, su ayak izinin üretim bölgesine ve yıla göre önemli ölçüde değiştiğini gösteriyor. Bu veriyi bütün ülkelerdeki her badem için sabit bir litre hesabı gibi aktaramayız.

Suyun kıt olduğu bir havzadan çekilen su ile yağışla karşılanan su aynı etki değildir. Badem içeceğini de bademin kendisiyle aynı ağırlık üzerinden karşılaştırmamalıyız. Badem kullanmak istemiyorsanız başka bitkisel içecekler veya kullanım amacına uygun malzemeler seçebilirsiniz. Bitkisel süt rehberini inceleyin.

Badem üretiminde arılar kullanılıyor mu?

Kaliforniya gibi bazı ticari üretim sistemlerinde arı kolonileri tozlaşma için taşınır ve kullanılır. Çiçeklerle serbest yaşayan hayvanlar arasındaki tozlaşma ilişkisi ile hayvanların ticari bir üretim aracı olarak kullanılması aynı şey değildir. İkincisi hayvan hakları bakımından ayrıca sorgulanmalıdır.

Bütün bademlerin aynı üretim ilişkisiyle yetiştirildiğini varsayamayız. Üretim bilgisi isteyebilir ve bilinen bir kullanım ilişkisi söz konusu olduğunda alternatifleri araştırabiliriz. Tedarik zincirlerinin şeffaflaşmasını ve hayvan kullanımına dayanmayan yöntemlerin geliştirilmesini de talep etmeliyiz. Bu sorunu “öyleyse hayvanları doğrudan kullanalım” sonucuna bağlayamayız.

Avokado neden tartışılıyor?

Avokado yetiştirilen bazı bölgelerde ihracata dönük üretim, zaten baskı altındaki su kaynaklarına ek yük getirebilir. Küresel ticareti inceleyen bir çalışma, su kıtlığı yaşayan üretim bölgelerinden daha su zengini tüketim bölgelerine taşınan bu yükü ele alıyor. “Sanal su” denilen şey, ürünü üretmek için kullanılan suyun ticaretle dolaylı olarak taşınmasını ifade eder; meyvenin içinde fiziksel olarak o kadar su bulunduğu anlamına gelmez.

Her avokadoyu aynı koşullarda yetişmiş saymayalım. Nereden geldiği, sulama koşulları ve üretimin yaşam alanları üzerindeki etkisi önemlidir. Avokado vegan yaşamın zorunlu veya merkezî bir yiyeceği değildir. Kullanım amacına göre humus, ezilmiş bakliyat veya başka bitkisel malzemelerden yararlanabilirsiniz; bunların birebir aynı lezzeti ya da besin içeriğini sağladığını iddia etmiyoruz.

Kaynaklar: Fulton ve arkadaşları · UC Davis · Caro ve arkadaşları

↑ Yukarı dön

İthal ürünler, yerellik ve mevsim

Bir ürünün uzak bir yerden gelmesi, taşıma ve bazen soğutma gerektirir. Bu etkileri yok sayamayız. 2022 tarihli küresel bir çalışma, tedarik zincirinin önceki aşamaları da sayıldığında gıda taşımacılığının önemli bir emisyon kaynağı olduğunu gösterir. Yalnızca markete gelen son kamyonu saymak eksik kalabilir.

Ancak kilometre sayısı tek başına toplam çevresel etki değildir. Taşınan miktar, kullanılan araç, soğutma ve üretim koşulları da önemlidir. Yakında üretilen bir hayvansal ürün, yalnızca yakın olduğu için uzaktan gelen bir bitkisel üründen daha düşük toplam etkiye sahip sayılmaz. Her karşılaştırmanın hangi aşamaları içerdiğine bakmalıyız.

Erişebildiğiniz mevsimlik bitkisel ürünleri değerlendirmek ve bozulacak kadar fazla alışveriş yapmamak, hayvan kullanımını reddeden yaşamla birlikte sürdürebileceğimiz uygulamalardır. Tek bir egzotik ürünü bütün veganların zorunlu yiyeceği gibi göstermek de yanlıştır. Vegan yaşam bir ithal ürün alışveriş listesi değildir.

Kaynaklar: Li ve arkadaşları · Poore ve Nemecek

↑ Yukarı dön

Bitkisel tarımda da hayvanlar ölmüyor mu?

Evet. Arazi açılması, tarım makineleri, pestisitler ve bazı hayvanları doğrudan öldürmeye yönelik uygulamalar hayvanlara zarar verebilir. Pestisit, tarımda istenmeyen görülen böcek, ot veya başka organizmalara karşı kullanılan maddelerin genel adıdır. Bunları önemsiz, hayvanları da sayılabilir kayıplardan ibaret göremeyiz. Tarımsal üretimin daha az zarar veren biçimlerini geliştirmek ve öldürmeye dayalı yöntemleri sorgulamak gerekir.

Ancak bu zararları kabul etmek, hayvanları üretip bedenlerini kullanma hakkı doğurmaz. Bir zarar biçiminin varlığı başka bir zarar biçimine izin veren genel bir gerekçe değildir. Hayvanların kendi yaşamları için besin tüketmesiyle insanların onları mülk olarak üretmesi de aynı ilişki değildir.

Ölüm sayıları konusunda özellikle dikkatli olmalıyız. Tarlada gözlenen hayvanların daha sonra görülmemesi, hepsinin biçerdöver tarafından öldürüldüğünü göstermez; yer değiştirme, yırtıcılık ve ölçüm yöntemi gibi etkenler değerlendirilmelidir. Fischer ve Lamey’nin çalışması güvenilir toplamlar üretmenin güçlüğünü ortaya koyar. İnternetteki tek bir sayıyı bütün ülkelere veya bütün tarım türlerine yayamayız.

Hayvan kullanımına dayalı üretim de yem yetiştirme ve arazi kullanımı içerir. Bununla birlikte, her üretim sistemini aynı saymadan karşılaştırmalıyız. Sorumluluğumuz kesin olmayan bir “kim daha çok öldürüyor?” hesabına sığınıp mevcut zararları görmezden gelmek değil; hayvan kullanımını reddederken tarımdaki zararları da azaltacak değişimleri savunmaktır.

Kaynaklar: Fischer ve Lamey · Mottet ve arkadaşlarının yem/gıda araştırması

↑ Yukarı dön

Üretimi değiştirmek için ne talep edebiliriz?

AlanSomut talepler
Yaşam alanlarıDoğal alanları üretime açmak yerine korumak; tarla çevresindeki yaşam alanlarını ve geçişleri gözetmek.
ŞeffaflıkÜretim bölgesi, sulama, tedarik ve hayvan kullanımı hakkında erişilebilir bilgi istemek.
Tarım yöntemleriBitkisel artıklar, örtü bitkileri, ürün rotasyonu ve hayvan kullanımına dayanmayan toprak besleme yöntemlerini geliştirmek.
Erişim ve emekYeterli bitkisel gıdaya erişimi, üreticilerin dönüşüm desteğini ve tarım işçilerinin haklarını birlikte savunmak.

Örtü bitkileri toprağı çıplak bırakmamak için yetiştirilen bitkilerdir; ürün rotasyonu aynı yerde farklı dönemlerde farklı ürünlerin yetiştirilmesidir. Yeşil gübreleme ise bazı bitkilerin toprağı beslemek amacıyla değerlendirilmesidir. Bu yöntemler, toprak verimliliğini hayvanları üretip kullanmakla özdeşleştirmek zorunda olmadığımızı gösterir. Hangi yöntemin yeterli olacağı toprağın ve ürünün ihtiyaçlarına göre değerlendirilmelidir.

Bir ürünün bitkisel olması, emek sömürüsünü veya yaşam alanı tahribatını kabul edilebilir yapmaz. Aynı şekilde bu sorunların varlığı, hayvan kullanımını sürdürmeyi kabul edilebilir yapmaz. Veganlık ile adil ve ekolojik üretim taleplerini birbirine karşı konumlandırmadan birlikte savunabiliriz.

Kaynaklar: FAO · IUCN

↑ Yukarı dön

Kısa yanıtlar

Palm yağı içeren bir ürün vegan olabilir mi?

Evet. Palm yağı bitkiseldir ve palm yağı içeren bir ürün vegan olabilir. Vegan olmanın koşulu palm yağını bırakmak değildir.

Ormansızlaşma ve yaşam alanlarının yok edilmesi ciddi sorunlardır; bunları üretimin nasıl yapıldığı üzerinden ele almalıyız. Başka bir yağa geçmek de otomatik olarak daha düşük çevresel etki sağlamaz.

Bir ürünün başka hayvansal içerikler taşıyıp taşımadığını; kozmetik ve temizlik ürünlerinde hayvan deneyi meselesini kontrol etmek ise bütün ürünler için geçerli ayrı bir adımdır. Bunu palm yağına özgü bir şüphe gibi düşünmeyin.

Monokültür nedir; neden tartışılıyor?

Geniş alanlarda tek bir ürünün yetiştirilmesi monokültür olarak adlandırılır. Doğal bitki örtüsünün kaybı ve tarla çevresinde farklı yaşam alanlarının kalmaması, biyolojik çeşitliliği olumsuz etkileyebilir. Bu sorun yalnızca veganların tükettiği ürünlere özgü değildir; hayvanlara verilen yemler ve birçok başka ticari ürün için de geçerlidir. Üretimin çeşitlenmesini ve doğal yaşam alanlarının korunmasını savunabiliriz.

Organik alırsam tarımdaki bütün zararları önler miyim?

Tek bir etiket, bütün çevresel etkilerin ve hayvanlara verilen zararların ortadan kalktığını göstermez. Üretim yöntemlerini, hayvan kullanımını ve tedarik koşullarını ayrıca araştırmalıyız. Organik ve diğer etiketleri ele aldığımız bölüme bakın.

Her alışverişte bütün üretim zincirini araştırmam mı gerekiyor?

Bilgiye erişim çoğu zaman sınırlıdır; bütün yükü tek tek kişilere bırakamayız. Hayvan kullanımını reddetme ilkemizi açık tutarak ulaşabildiğimiz somut bilgilerle hareket edebilir, üreticilerden açıklama isteyebilir ve topluluklarda bilgi paylaşabiliriz. Eksik bilgi, hayvan kullanımını bilerek sürdürmek için bir gerekçe değildir; şeffaflık talebinin neden gerekli olduğunu gösterir.

↑ Yukarı dön

Yararlanılan kaynaklar

Son kaynak kontrolü: 15 Ekim 2026. Bilimsel bulgular ile hayvan haklarına ilişkin değerlendirmeler farklı türde gerekçelerdir; bir kaynağın bütün önerilerini benimsemiyoruz.

  1. IUCN — Palm yağı ve biyolojik çeşitlilik →2018. Orman dönüşümü, yaşam alanı kaybı ve başka yağlara geçişte arazi ihtiyacı.
  2. IUCN — Bitkisel yağlar ve biyolojik çeşitlilik →2024. Yağın adından çok üretim yeri/yöntemi, doğal alanların dönüşümü ve izlenebilirlik.
  3. FAO — Soyadan un ve protein ürünleri üretimi, Bölüm 2 →1992 teknik kaynak: yağ çıkarma, küspe ve yem kullanımı ilişkisi. Eski miktarlar güncel oran olarak kullanılmadı.
  4. Fulton ve arkadaşları — Kaliforniya bademinin su ayak izi →Ecological Indicators, 2019. 2004–2015 üretim verileri; bölgesel ve zamansal farklılıklar. Tek badem başına sabit litre iddiası kurulmadı.
  5. UC Davis — Badem üretiminde tozlaşma araştırmaları →Ticari bal arısı kolonilerinin tozlaşmada kullanımı; bütün badem üretimlerinin aynı olduğu ileri sürülmedi.
  6. Caro ve arkadaşları — Avokadonun küresel sanal su ticareti →Journal of Cleaner Production, 2021. 2000–2016 ticaret verileri; su baskısı altındaki üretim bölgeleriyle ilişki.
  7. Li ve arkadaşları — Küresel gıda taşımacılığı emisyonları →Nature Food, 2022. Tedarik zincirinin kapsamı hesaba katıldığında taşımanın önemini gösteren çalışma; her ürüne aynı yüzde uygulanmadı.
  8. Poore ve Nemecek — Gıda üretiminin çevresel etkileri →Science, 2018. 38.700 çiftlik verisini birleştiren çalışma; üretim yöntemleri arasındaki farklılıkları da ele alır.
  9. Fischer ve Lamey — Bitkisel tarımda hayvan ölümleri →Journal of Agricultural and Environmental Ethics, 2018. Ölüm tahminlerinin belirsizliği ve azaltma imkânları; tartışmalı tahminler kesin sayılar gibi kullanılmadı.
  10. Mottet ve arkadaşlarının yem/gıda araştırması — Feedipedia özeti →2017 araştırmasının özeti. Bütün yemleri insanlar tarafından yenebilir ürünler gibi saymamak için kullanıldı; kaynağın hayvan kullanımını destekleyen normatif sonuçları benimsenmedi.
  11. FAO — Toprak organik maddesini koruma ve geliştirme →2005. Örtü bitkileri, bitkisel artıklar ve yeşil gübreleme gibi yöntemler; tek bir yöntemin her toprağa yeterli olduğu iddia edilmedi.
  12. Fraanje ve Garnett — Soy: food, feed, and land use change →FCRN/TABLE, 2020. USDA 2018–2019 verileri ve 2017–2018 kullanım tahminleri. Ağırlık temelinde yaklaşık %75 yem, %20 insan gıdası, %5 biyoyakıt ve diğer sanayi kullanımları. Güncel yıl istatistiği değildir.
  13. Poore ve Nemecek (2018), Our World in Data veri derlemesi — Sütlerin çevresel etkileri →Bir litre ürün başına tatlı su kullanımı: inek sütü 628,2 L; badem 371,45932 L; pirinç 269,808 L; yulaf 48,24 L; soya 27,8 L. Grafikte tam litreye yuvarlandı. Küresel ortalamalar; Türkiye veya belirli bir marka tahmini değildir. Verilerin yıl etiketi 2013; derleme 2018 araştırmasına dayanır.