Menü

Fikirler / Bilim ve toplum

Üretim · izlenebilirlik · hayvan hakları

Bitkisel tarımda hayvan kullanımıyla nasıl karşılaşırız?

Yiyeceklerimizi yetiştiren, toplayan ve bize ulaştıran süreçleri öğrenmek, hayvan kullanımının görünmeyen biçimlerini fark etmemize yardımcı olur. Bitkisel tarımda da hayvanlar çalıştırılabilir, üretim girdisi haline getirilebilir veya ürünleri koruma gerekçesiyle öldürülebilir. Bu uygulamaları birbirinden ayırarak ele almak, hem somut sorular sormamızı hem hayvanların kullanılmadığı üretim için birlikte çalışmamızı sağlar.

Bu sayfada
  1. Bir ürünün içeriği ile üretim süreci farklı bilgiler verir
  2. Hangi üretimlerde hayvanlar araç olarak kullanılabiliyor?
  3. Gübreler ve kompostta nelere bakmalıyız?
  4. İlaçlama, hasat ve ürünleri koruma sırasında verilen zararlar
  5. Bütün üretim zincirini nasıl takip edebiliriz?
  6. Üreticiye hangi soruları sorabiliriz?
  7. Kendi bahçemizde veya topluluk üretiminde ne yapabiliriz?
  8. Aklınıza takılabilecek sorular

Bir ürünün içeriği ile üretim süreci farklı bilgiler verir

Bir domatesin, bademin veya hindistancevizinin bitkisel olması, nasıl yetiştirildiği ve toplandığı hakkında bütün bilgiyi vermez. Tarlada kullanılan gübre, seraya getirilen arı kolonileri veya hasatta çalıştırılan hayvanlar, ürünün içindekiler listesinde görünmeyebilir. Bu nedenle bitkisel tarımdaki hayvan kullanımını da hayvan hakları açısından ele almalıyız.

İlk sorumuz “Bu bitkiyi yiyebilir miyim?” olmadan önce, üretimde hayvana ne yapıldığını anlamaktır. Bir hayvanın satın alınıp üretim aracı olarak çalıştırılması, o alanda kendiliğinden yaşayan bir hayvanla karşılaşmakla aynı değildir. Hasat sırasında verilen zarar ile ürünü korumak için bilerek hayvan öldürmek de birbirinden ayrılmalıdır.

İçindekiler listesinin gerisindeki dört aşama
  1. Toprak ve girdiler

    Gübre, kompost ve alanın hazırlanması.

  2. Yetiştirme

    Tozlaşma ve ürünleri koruma uygulamaları.

  3. Hasat

    Ürünün bulunması, toplanması ve taşınması.

  4. Tedarik

    Farklı üreticilerden gelen ürünlerin bir araya gelmesi.

Yukarı dön ↑

Hangi üretimlerde hayvanlar araç olarak kullanılabiliyor?

Aşağıdaki örnekler, ilgili bütün ürünlerin aynı yöntemle üretildiğini göstermez. Belirli bir uygulamanın varlığını bilmekle satın aldığımız ürünün o uygulamayla bağlantısını doğrulamak farklı işlerdir.

Trüf mantarı aramada köpekler

Toprak altında yetişen trüflerin yerini bulmak için eğitilmiş köpekler kullanılmaktadır. Türkiye’de de Orman Genel Müdürlüğünün 2023 tarihli Artvin eğitim duyurusu bu yöntemi anlatmaktadır. Bu örneği marketteki bütün mantarlara genelleyemeyiz; trüf arama, belirli bir toplama biçimidir.

Köpeğin insanla birlikte vakit geçirmesi ile insanların hasat hedefi için bir araç haline getirilmesi farklıdır. Yöntemi yalnızca köpeğin eğitiminin ne kadar nazik göründüğü üzerinden değerlendiremeyiz. Trüf veya trüf içeren bir ürün alırken hasat yöntemini ve tedarik kaynağını sorabiliriz.

Seralarda domates ve ticari bombus kolonileri

Bazı seralarda tozlaşma için yetiştirilip üreticilere satılan bombus kolonileri kullanılmaktadır. Bombus, bir arı grubunun adıdır. Burada seraya kendiliğinden gelen bir arıdan değil, üretim amacıyla yetiştirilen ve taşınan hayvanlardan söz ediyoruz. Ticari üreticilerin kendi belgeleri, domates yetiştiriciliğinde bu uygulamayı açıkça tarif eder.

Alternatifin ne olacağı yetiştirilen bitkiye ve üretim koşullarına bağlıdır. Örneğin domates çiçeklerinin tozlaşmasına mekanik titreşimle yardımcı olunabilir. Bu örnek, her bitkinin ve her seranın aynı yöntemle yönetilebileceği anlamına gelmez; hayvan kullanılmayan yöntemlerin araştırılıp uygulanması için somut bir başlangıçtır.

Badem bahçelerinde taşınan bal arısı kolonileri

ABD Tarım Bakanlığının belgeleri, Kaliforniya’daki badem bahçelerine tozlaşma amacıyla ticari arı kolonilerinin taşındığını ve kovanların kiralandığını göstermektedir. Bu, arıların yalnızca bal için kullanılmadığının bir örneğidir. Ancak Kaliforniya’daki üretim hakkında bildiğimiz bir uygulamayı, Türkiye’deki her badem bahçesine veya dünyadaki her bademe otomatik olarak uygulayamayız.

Yabani tozlaştırıcıların yaşam alanlarını korumak ile hayvanları üretim girdisi olarak satın almak ve taşımak farklı ilişkilerdir. Üreticiden ürünün yetiştiği bölgeyi ve tozlaşma yöntemini öğrenmek, belirsizliği somut bir soruya dönüştürür.

Hindistancevizi hasadında maymunlar

PETA Asya’nın Tayland’da yaptığı saha araştırmaları, bazı çiftliklerde hindistancevizi toplamak için maymunların kullanıldığını belgelemektedir. Bu bulgu önemlidir; ancak bütün ülkeleri, çiftlikleri ve hindistancevizi ürünlerini tek bir üretim biçimiyle özdeşleştirmemeliyiz.

Yalnızca ambalajın üzerindeki satış veya paketleme adresine bakmak hasat yöntemini açıklamaz. Üreticiye hammaddenin yetiştiği ülke ve çiftliklerin izlenebilirliği, hasatta maymun kullanılıp kullanılmadığı ve verilen yanıtın neye dayandığı sorulabilir. Kökeni bilinen, hayvan kullanılmayan hasat yöntemleriyle üretilmiş seçeneklere yönelmek için bu bilgilerden yararlanabiliriz.

Toprağın işlenmesi ve yük taşımada hayvanlar

Öküz, at, eşek ve başka hayvanlar toprağı sürmek, yük çekmek veya ürün taşımak için kullanılabilir. Bu kullanımların geleneksel, küçük ölçekli ya da düşük yakıt tüketen yöntemler olması, hayvanı insan amaçlarına ayrılmış bir kaynak haline getirme sorununu ortadan kaldırmaz.

Hayvan kullanılmayan araçlara erişim, araziye, üretim ölçeğine ve üreticinin olanaklarına göre değişebilir. El aletleri, uygun makineler ve ortak araç kullanımı gibi seçeneklerin geliştirilmesi; bunlara erişimin desteklenmesi gerekir. Bu, yalnızca tüketiciye yöneltilen bir alışveriş sorusu değildir; tarımsal destek ve üretim politikalarının da konusudur.

Yukarı dön ↑

Gübreler ve kompostta nelere bakmalıyız?

“Organik” sözcüğü, bir gübrenin mutlaka bitkisel olduğu anlamına gelmez. Gübrelerde hayvan dışkısı, kan, kemik veya balık kökenli malzemeler bulunabilir. Oregon State University’nin gübre rehberi de bitkisel ve hayvansal kaynaklı girdileri ayrı örneklerle göstermektedir. Bahçemiz için bir ürün seçiyorsak yalnızca “doğal” veya “organik” ifadesine güvenmek yerine girdilerini incelemeliyiz.

Bitkisel artıklarla hazırlanan kompost, yeşil gübreleme ve örtü bitkileri farklı olanaklar sunar. Yeşil gübrelemede yetiştirilen bitkiler toprağın organik maddesine katkı sağlamak üzere değerlendirilir; örtü bitkileri de toprağı boş bırakmamak gibi amaçlarla kullanılır. Hangi yöntemin yeterli olacağı toprağa ve yetiştirilen ürüne göre planlanır; tek bir malzemenin her koşulda bütün besin gereksinimlerini karşılayacağını varsayamayız.

Solucan kompostu da bu tartışmanın içinde midir?

Evet. Solucan kompostu, belirli solucanların bir kapta veya üretim alanında yetiştirilerek organik maddeleri işlemesi üzerine kurulur. Solucan satın almak, çoğaltmak ve yaşam koşullarını üretim hedefimize göre yönetmek ile toprakta kendiliğinden yaşayan solucanların bulunması aynı durum değildir.

Solucanların deneyimlerine ilişkin bilgilerimizin sınırlarını da gözetmeliyiz; bütün hayvan türleri hakkında aynı kesinlikte iddialar kuramayız. Buna rağmen kompost yapmak için solucan yetiştiriciliğini zorunlu saymamız gerekmez. Yaprak, bitkisel mutfak artıkları ve uygun diğer bitkisel malzemelerle, solucan satın almaya veya üretmeye dayanmayan kompost yöntemleri kullanılabilir. Buradaki hedef toprağı hayvansız ve cansız hale getirmek değildir; hayvan yetiştirip kullanım aracı yapmadan üretim kurmaktır.

Yukarı dön ↑

İlaçlama, hasat ve ürünleri koruma sırasında verilen zararlar

Tarım alanı açılması, toprak işleme, ilaçlama ve hasat hayvanların yaşam alanlarını etkileyebilir; yaralanma ve ölümlere yol açabilir. Tarım ilaçları yalnızca hedef alınan hayvanları değil, başka böcekleri ve tozlaştırıcıları da etkileyebilir. Bitkisel beslenmeyi anlatırken bu zararları yok sayamayız.

Öte yandan bütün zararları “kazara ölüm” başlığı altında toplamak da doğru değildir. Ürünü korumak için bir hayvanın zehirlenmesi veya vurulması kasıtlı bir eylemdir. Türkiye’de yaban domuzlarının tarımsal ürünlere zarar verdiği gerekçesiyle öldürüldüğü sürek avları resmî duyurularda da yer almaktadır. Yaban domuzları, tavşanlar veya ayılarla üretim alanlarının kesişmesi, hayvanların bakışını da hesaba katmamız gereken bir birlikte yaşama sorunudur.

Hayvanı “zararlı” diye adlandırmak, onun yaşamını önemsizleştirmez. Ürüne erişimi yaralanmaya yol açmadan sınırlayan uygun fiziksel engeller, alan planlaması ve hayvanların hareket yollarını dikkate alan önleme yöntemleri araştırılabilir. Örneğin üniversite bahçecilik rehberleri, belirli hayvanlar için fiziksel koruma yöntemlerini açıklar. Bir yöntemin her tür ve arazi için uygun olduğunu varsaymamalı; hayvanları sıkıştırma, yaralama ve yaşam alanlarını parçalama sonuçlarını da değerlendirmeliyiz.

Üreticilerin kayıplarını ve geçim koşullarını dikkate almak gerekir. Ancak destek yalnızca öldürme araçlarına yönelmemelidir. Hayvanları öldürmeyen koruma yöntemlerinin geliştirilmesi, uzman desteği ve erişilebilir finansman, birlikte talep edebileceğimiz değişimlerdir.

Yukarı dön ↑

Bütün üretim zincirini nasıl takip edebiliriz?

Bir pakette farklı çiftliklerin ürünleri birleşebilir; hammadde kaynağı hasattan hasada değişebilir. Satıcı her girdiyi bilmiyor olabilir. Bu koşullarda tüketicinin bütün tarla geçmişini tek başına kesinleştirebildiğini varsaymak gerçekçi değildir. İzlenebilirlik ve bilgi sağlama sorumluluğunu üreticilerden ve kurumlardan da talep etmeliyiz.

Elimizdeki bilgiye göre ilerleyin

  1. Somut bir kullanım bilgisi var mı?

    Hangi ürün, hangi üretici, hangi bölge ve hangi uygulama? Bir örneği bütün gıda grubuna yaymayın.

  2. İlgili soruyu üreticiye yöneltin

    Genel bir “vegan mı?” sorusuna ek olarak hasat, tozlaşma veya gübre hakkında neyi öğrenmek istediğinizi belirtin.

  3. Bilgiyi uygulamaya ve ortak talebe dönüştürün

    Doğrulanan kullanımdan kaçınan bir seçenek arayın; üreticiden yöntemi değiştirmesini ve bunu izlenebilir biçimde açıklamasını isteyin.

Bir üretimde doğrudan hayvan kullanıldığını öğrendiğimizde bu bilgiyi önemsiz sayamayız. Diğer yandan, kaynağına ulaşamadığımız her üründe hayal edebileceğimiz bütün kullanımları olmuş kabul etmek de bilgiye dayalı bir yaklaşım değildir. Bütün bitkisel gıdaları şüpheli ilan etmek yerine, somut bilgiyi araştırmalı ve ulaşabildiğimiz hayvan kullanılmayan seçenekleri değerlendirmeliyiz.

Yukarı dön ↑

Üreticiye hangi soruları sorabiliriz?

  • Ürünün hammaddesi hangi ülke, bölge ve üreticilerden geliyor?
  • Hasatta veya taşımada hayvan çalıştırılıyor mu?
  • Tozlaşma için satın alınmış ya da kiralanmış arı kolonileri kullanılıyor mu?
  • Gübre ve yetiştirme ortamında hayvansal kaynaklı girdiler veya solucan yetiştiriciliği kullanılıyor mu?
  • Ürünleri korumak için hayvanlar öldürülüyor mu? Bunun yerine hangi önleme yöntemleri uygulanıyor?
  • Verdiğiniz yanıt tedarikçilerinizin tamamını ve güncel üretimi kapsıyor mu? Bu bilgiyi neye dayanarak doğruluyorsunuz?

Bütün soruları her satıcıya bir kerede yöneltmek zorunda değilsiniz. Elinizdeki somut bilgiye göre bir veya iki soruyla başlayın. “Ürünümüz doğaldır” gibi bir yanıt, sorduğunuz üretim uygulamasını açıklamıyorsa bunu nazikçe belirtip ayrıntı isteyin. Yanıtı başkalarıyla paylaşırken tarihini ve hangi ürün için verildiğini koruyun.

Yukarı dön ↑

Kendi bahçemizde veya topluluk üretiminde ne yapabiliriz?

Kullandığımız girdileri bildiğimiz bir bahçede değişim için daha doğrudan alanımız olabilir. Bitkisel artık kompostu hazırlamak, hayvansal girdisiz seçenekleri araştırmak, toprağı koruyan örtü bitkilerinden yararlanmak ve hayvanları öldürmeden ürünleri koruma yöntemlerini planlamak somut başlangıçlardır.

Yabani hayvanların ve tozlaştırıcıların yaşama alanlarını korumayı da üretimin parçası sayabiliriz. Bunun, hayvanları üretim hedefimiz için satın almak veya yetiştirmekten farklı olduğunu açık tutmalıyız. Bir bahçede hayvanların bulunması başlı başına sorun değildir; birlikte yaşama ile kaynaklaştırmayı ayırıyoruz.

Tek tek bahçelerde edinilen deneyimler değerli olsa da büyük ölçekte üretimin bütün sorunlarını otomatik olarak çözmez. Üreticilerin, tarım uzmanlarının ve vegan toplulukların bilgi paylaşması; hayvansal girdisiz üretim araştırmalarına kaynak ayrılması ve yöntemlerin yerel koşullarda değerlendirilmesi gerekir.

Yukarı dön ↑

Aklınıza takılabilecek sorular

Yediğim her domatesli veya hindistancevizli yemeğin üretimini kontrol mü etmeliyim?

Hayır. Vegan yaşamak, her öğünden önce bütün tarla ve tedarik geçmişini araştırmak demek değildir. Hayvan kullanımının sıradanlaştığı bir toplumda yaşıyoruz; dolaylı kullanımların bir bölümünü bilmemiz veya tek başımıza kontrol etmemiz mümkün olmayabilir. Bu durum, domatesi ya da hindistancevizini süt, yumurta veya hayvanların bedenleriyle aynı konuma getirmez. Bu hayvansal ürünler doğrudan hayvanların kullanılmasına dayanır; domates veya hindistancevizi üretimi ise hayvan kullanılmadan da yapılabilir.

Bu sayfadaki örneklerin amacı bitkisel yiyeceklerin etrafında yeni yasaklar oluşturmak değil, üretimdeki hayvan kullanımını görünür kılmak ve değiştirmektir. Belirli bir üretici hakkında doğrulanmış bir kullanım bilgisi edindiğimizde bunu dikkate alabilir, ulaşabildiğimiz alternatiflere yönelebilir ve değişiklik talep edebiliriz. Fakat bilgisini alamadığımız her domatesi arı kullanımıyla, her hindistancevizini maymunların çalıştırılmasıyla özdeşleştiremeyiz. İzlenebilir üretim ve hayvan kullanılmayan yöntemler için ortak talepler geliştirmek, bu sorumluluğu yalnızca her öğünü denetlemeye çalışan bireylere yüklemekten daha geniş bir değişim alanı açar.

İncir vegan mı? İncir arıları hakkında anlatılanlar ne anlama geliyor?

Evet, incir bitkisel bir yiyecektir; incir ile incir arısı arasındaki doğal ilişki, inciri süt veya yumurta gibi bir hayvansal ürüne dönüştürmez. Bazı incir çeşitlerinde küçük incir arıları poleni taşır. Arıların yaşam döngüsü de bu ilişkiyle bağlantılıdır; bazıları incirin içinde ölür. Ancak bütün incir çeşitleri meyve oluşturmak için tozlaşmaya ihtiyaç duymaz. “Her incirde ölü arı vardır” gibi bir genelleme doğru değildir.

Burada ölçüt, yediğimiz bitkinin doğadaki hiçbir hayvanla ilişkisinin bulunmaması değildir. Hayvanların doğal yaşam döngüleri ile insanların onları üretim aracı olarak yetiştirmesi ve kullanması farklıdır. İncir yetiştiriciliğinde tozlaşmayı sağlamak için arı barındıran erkek incirlerin bahçelere taşınması gibi insan müdahaleleri de vardır; bunları tarımsal uygulamalar olarak ayrıca değerlendirebiliriz. Bu ayrım, bütün incirleri hayvansal ürün saymayı veya her incir yemeden önce arı aramayı gerektirmez.

Arılar tozlaştırıyorsa bütün meyve ve sebzeler veganlıkla çelişir mi?

Hayır. Bir arının çiçeği kendiliğinden ziyaret etmesiyle arıların insanlar tarafından yetiştirilip satın alınması, kiralanması ve üretim için taşınması aynı ilişki değildir. Doğadaki ilişkilerden yararlanarak yaşamak ile hayvanları mülk ve üretim aracı haline getirmek ayrılmalıdır. Belirli bir ticari uygulama hakkında bilgi sahibi olmak, bütün tozlaşmayı tek bir kullanım biçimi saymayı gerektirmez.

Organik veya yerel ürün seçmek yeterli midir?

Bu bilgiler başka konularda anlamlı olabilir; fakat hayvan kullanımının bulunmadığını tek başlarına göstermez. Küçük bir işletme hayvan çalıştırabilir; organik bir gübre hayvansal girdiler içerebilir. Öğrenmek istediğimiz uygulamayı ayrıca sormalıyız.

Bu zararlar varken hayvansal ürünleri kullanmak da aynı şey değil mi?

Hayır. Bitkisel üretimdeki zararları incelemek, hayvanların bedenlerini ve üremelerini kullanmayı veya öldürülmelerini talep etmeyi haklı çıkarmaz. Önümüzdeki iş, bu kullanımı reddetmek ve bitkisel üretimde de hayvanları koruyacak değişimler için çalışmaktır. Bir alanda sorun bulunması, başka bir hak ihlalini sürdürme gerekçesi değildir.

Hayvan kullanımını yalnızca alışveriş yaparak mı değiştirebiliriz?

Hayır. Tüketicilerin tek başına erişemediği bilgileri sağlayan tedarik sistemleri, hayvansal girdisiz üretim desteği, hayvanları öldürmeyen koruma yöntemleri ve kurumların satın alma ölçütleri de değişmelidir. Vegan topluluklarla birlikte üreticilere soru yöneltebilir, açık bilgi ve somut yöntem değişikliği talep edebiliriz.

Yukarı dön ↑

Yararlanılan kaynaklar ve okuma notları

Kaynaklar üretim uygulamalarını ve bazı teknik seçenekleri doğrulamak için kullanılmıştır. Hayvan hakları değerlendirmesi bu yazının yaklaşımıdır; teknik kaynakların bütün önerilerini benimsemek anlamına gelmez. Üretim uygulamaları ülkeye, çiftliğe ve zamana göre değişir.