Hayvan kullanımı

Hayvanlara iyi davranmak veya onları acısız öldürmek kullanımlarını haklı çıkarır mı?

Kısa yanıt

Hayır. Bir hayvanın acısını azaltmak, onun bedenini ve yaşamını kendi amaçlarımız için kullanma hakkı vermez.

Koşullar kadar, ilişkinin kendisine bakın.

Bir hayvanın dar bir yerde tutulması, yaralanması veya korkutulması karşısında tepki duymak anlaşılırdır. Fakat sorunu sadece kötü koşullar olarak tanımlarsak, daha geniş bir alan veya daha nazik davranış bütün meseleyi çözüyormuş gibi görünür. Oysa hayvanın neden orada tutulduğunu da sormalıyız.

Sütü, yumurtası, bedeni veya gösterideki davranışları için kullanılan bir hayvanın yaşamını insanlar yönetir. Nerede yaşayacağı, üretilip satılıp satılmayacağı ve yaşamının ne zaman sona ereceği onun çıkarlarından önce kullanım amacına göre belirlenir. Daha iyi koşullar bu ilişkiyi ortadan kaldırmaz.

İyi muamele, mülk olmama hakkının yerine geçmez.

[Yukarı Dön]

Başka alanlarda bu gerekçeyi kabul eder miyiz?

Çocuk işçiliğini savunan birinin “Ama çalıştırdığımız çocuklara iyi yemek veriyoruz; işyeri de temiz ve rahat” dediğini düşünün. Bu cevabı yeterli bulmayız. Çünkü itirazımız yalnızca yemeğin veya işyerinin niteliğine değildir. Çocuğun eğitim, oyun ve gelişim ihtiyaçlarının başkalarının kazancı uğruna geri plana itilmesine, emeğinin sömürülmesine karşı çıkarız. Koşulları iyileştirmek, bu sömürüyü haklı çıkarmaz.

Buradaki örnek, insanların ve diğer hayvanların her ihtiyacının aynı olduğunu söylemez. Sınadığımız gerekçe aynıdır: Birine iyi davranmak, onu kullanma yetkisini kendiliğinden verir mi? Hayvanların farklı ihtiyaçları olması, onların yaşamlarının bizim çıkarlarımıza tabi kılınmasını haklı çıkarmaz.

[Yukarı Dön]

Acıyı geçici olarak kaldırmak, yaşamın değerini kaldırmaz.

Bir insanın uyuması veya anestezi altında olması, bedeninin izinsiz kullanılmasına izin vermez. Geçici olarak acı hissetmemesi, çıkarlarının ve haklarının ortadan kalktığı anlamına gelmez. Hissedebilirliği bir etik ölçüt olarak ele almak, hakların yalnızca o anda hissedilen acıyla sınırlı olduğunu söylemek değildir.

Aynı nedenle, bir hayvanın öldürülürken hiç acı hissetmediğini varsaysak bile mesele sona ermez. O hayvanın kendine ait yaşamını, bizim kullanma amacımız için sonlandırmış oluruz. Burada varsayımsal bir “acısızlık” durumunu ele alıyoruz; herhangi bir kesim yönteminin gerçekten acısız olduğunu ileri sürmüyoruz.

Hissedebilen birinin çıkarları, yalnızca acı çektiği anlarda önemli değildir.

[Yukarı Dön]

Bakım vermek ile kullanmak arasındaki fark.

Yaralı bir hayvana tedavi sağlamak veya bakımımıza bağımlı birinin ihtiyaçlarını karşılamak, onun çıkarları için hareket etmektir. Aynı hayvanı bedeni veya beden çıktıları için elde tutmak ise insanın kullanma amacını merkeze alır. İki durumda da yiyecek ve barınak sağlanabilir; fakat ilişkinin amacı farklıdır.

Hayvanların daha az acı çekmesini istememiz, onların kullanılmasına karşı çıkmamızla tutarlıdır. Ulaşmak istediğimiz sonuç, kullanımın daha kabul edilebilir bir görüntüye kavuşması değil, hayvanların mülk ve kaynak statüsünden çıkarılmasıdır.

[Yukarı Dön]

Bir soru daha

Bu konuyla ilgili

“Mutlu” bir çiftlik farklı değil mi?

Bir çiftliğin küçük, organik veya aile işletmesi olması, hayvanların kullanılmasını tek başına haklı çıkarmaz. Koşulları incelerken hayvanların üretim, ticaret ve öldürme kararlarında hangi konuma yerleştirildiğini de incelemek gerekir.