Alışkanlıklar ve etik
Hayvanları kullanmak doğal ya da geleneksel değil mi?
Kısa yanıt
Bir davranışın doğada görülmesi, uzun zamandır yapılması veya gelenek olarak benimsenmesi, o davranışın adil olduğunu göstermez. Başka alanlarda da bu gerekçeyi yeterli bulmayız.
“Hep böyle yapıldı” neyi açıklıyor?
Bir alışkanlığın ne kadar eski olduğu, insanların onu nasıl öğrendiğini açıklayabilir. Fakat birinin yaşamını ve özgürlüğünü etkileyen bir davranışın neden haklı olduğunu açıklamaz. “Büyüklerimiz de böyle yapardı” demek, etkilenen kişinin çıkarları hakkında bir yanıt değildir.
Örneğin çocukların evlendirilmesine veya kadınların eğitimden dışlanmasına, bunların gelenek olarak savunulduğu yerlerde de karşı çıkarız. Bir uygulamanın yaygınlığını değil, yol açtığı haksızlığı değerlendiririz. Uzun zamandır sürmesi, o haksızlığı ortadan kaldırmaz.
[Yukarı Dön]Bir geleneğin yaşı, ona maruz kalanların haklarından daha önemli değildir.
Doğada bulunmak, etik bir izin belgesi değildir.
“Doğal” sözcüğü bazen doğada görülen, bazen eski, bazen de insan müdahalesi olmadan oluşan şeyler için kullanılır. Bu farklı anlamların hiçbiri tek başına “doğru” demek değildir. Bir şeyin nasıl oluştuğu ile onu yapmamızın haklı olup olmadığı ayrı sorulardır.
Güçlü olanın güçsüz olanı ezmesini, doğada güç mücadeleleri bulunduğunu söyleyerek haklı çıkarmayız. Hastalıklara da yalnızca doğal oldukları için müdahale etmekten vazgeçmeyiz. Doğada olan her şeyi korunması gereken bir etik kural saymayız; seçimlerimizi sonuçlar ve çıkarlar bakımından değerlendiririz.
[Yukarı Dön]Kültürümüzün hangi yanını sürdürmek istiyoruz?
Bir sofranın değeri, yalnızca içindeki belirli bir malzemede olmayabilir. Bir araya gelmek, birlikte hazırlamak, tarifleri aktarmak ve hatıraları paylaşmak da önemlidir. Bu ilişkileri korumak için hayvanları kullanmayı sürdürmemiz gerekmez.
Birçok tanıdık yemeğin bitkisel biçimi hazırlanabilir; her yemeğin birebir karşılığının bulunacağını söylemek zorunda değiliz. Kültürü sürdürmek, hiçbir unsurunu sorgulamamak anlamına gelmez. Hayvan kullanımını reddettiğimizde, aynı ilişkileri hayvanların kullanılmadığı yeni biçimlerle de kurabiliriz.
[Yukarı Dön]Hayvanlar söz konusu olduğunda da aynı soruyu sorun.
Bu örnekler, farklı adaletsizliklerin bütün ayrıntılarının aynı olduğunu iddia etmiyor. Ortak olarak sınadığımız gerekçe şudur: Eski veya yaygın olması, bir davranışı haklı çıkarmaya yeter mi? Başka alanlarda hayır diyorsak, hayvan kullanımında da bu gerekçeyi yeterli sayamayız.
Hayvanları kullanmadan ihtiyaçlarımızı karşılayabildiğimiz koşullarda, geleneğin veya alışkanlığın varlığı onların bedenlerini ve yaşamlarını kullanma hakkı vermez. Alışkanlığımızın geçmişi, hayvanın bugün etkilenmekte olan çıkarlarının önüne geçmemelidir.
[Yukarı Dön]Bir soru daha
Bu konuyla ilgili
İnsan bedeninin geçmişte ne yediği önemli değil mi?
İnsanların beslenme geçmişi ve bedensel özellikleri araştırılabilir. Fakat bunlar tek başına bir etik sonuç vermez. Bugün ihtiyaçlarımızı nasıl karşılayabileceğimizi ayrıca incelemeli; hayvan kullanımı zorunlu değilse alışkanlığı bir hak gibi görmemeliyiz.